BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Anasayfa / Sıkça sorulanlar

Sıkça sorulanlar

1) Diş fırçalamaya başlama yaşı kaçtır?
– Çocuklar 3-4 yaşına geldiklerinde diş fırçalamaya başlamalıdır.

2) Diş fırçamı ne zaman değiştirmeliyim?
– Diş fırçası normal olarak günde üç kere kulanılmış ise altı ayda bir değiştirlmelidir.


3) Takma çıkma protez kullanmak istemeyenler için daha başka alternatifler var mıdır?

– Günümüz diş hekimliğinde implant uygulamaları (kemiğe vida) ile takma çıkma protez kullanma mecburiyeti ortadan kalkmıştır.

4) Dişleri uyuştururken kullanılan iğnenin vücuda herhangi bir zararı var mıdır?
– Dişleri uyuşturmak için kullanılan ilaçlar, hastalıklarda kullanılan her ilaç gibi gerekli dozdan fazlası kullanılırsa zararlı olabilir. Geliştirilen son jenerasyon uyuşturucuların etkileri çok daha azaltılmıştır. Bir seferde 7 adet uyuşturucu iğne yapılabilir ve vücudu uyuşturma etkileri yoktur.

5) Günde üç kez diş fırçalamak gerekir mi?
– Uzmanlar tarafından ideal sayı üç olarak belirtilmiştir (sekiz saatte bir), ancak sabah, akşam iki kez fırçalamak da yeterli olabilir. Genelde sayı değil fırçalamanın iyi yapılması daha önemlidir.

6) Diş iltihaplanmasına antibiyotik kullanmak doğru mudur?
– Antibiyotik kullanımı bir tedavi yöntemidir ve bu tedaviye doktor karar vermelidir, danışılmadan kullanılmamalıdır.

7) Acısız ve ağrısız tedavi mümkün müdür?
– Ağız içindeki tedaviler anestezi sonrasında (uyuşturma ile) tamamen acısız ve ağrısız olarak gerçekleştirilir.

8) Diş taşı temizliğinin dişlere zararı var mıdır?
– Doğru ellerde, doğru yöntemlerle yapıldığında herhangi bir zararı yoktur.

9) Her ağrıyan diş çekilir mi?
– Kesinlikle hayır. Ağrının sebebi çürük ise kanal tedavisi veya dolgu ile diş kurtarılmaya çalışılmalıdır.

10) Hamilelikte diş hekimine gidilir mi?
– Tavsiye edilen hamilelikten önce dişhekimine gitmektir. Hamileliğin ilk ayı ile son üç ayında uyuşturucu yapmadan diş tedavileri yapılması tavsiye edilir. Hamilelik sırasında gerekirse acil tedaviler uygulanmaktadır.

11) Çocuklar kaç yaşında itibaren diş hekimine götürülmelidir?
– 3-4 yaşından itibaren diş hekimi kontrolü gerekmektedir.

12) Kırık dişin tedavisi var mıdır, yoksa çekilir mi?
– Her kırık diş çekilmez, değişik tedavi yöntemleri ile (dolgu veya kaplama) diş kurtarılabilir.

13) Hassasiyet olan dişlere ne yapılır?
– Hassasiyetin sebebi çürük ise dolgu yapılır, diştaşları ise diştaşı temizliği gerekmektedir.

14) Estetik dişlerim olsun istiyorum ama dişlerim küçültülmesini istemiyorum, başka bir uygulama şekli var mı?
– Estetik çok geniş kapsamlı bir kavramdır, lamineyt kaplamalar beklentilerimize en uygun olarak dişlerin küçültülmesine gerek kalmadan yapılabilir.

15) Protezin akşamları ağızdan çıkarılması gerekir mi?
– Uzmanlar tarafından dokuların dinlenmesi için protezlerin tüm gün ağızda durmaması tavsiye edilmektedir, isteğe bağlı olarak protezin çıkarılması gündüz veya gece olabilir.

16) Her yirmi yaş dişinin çekimi yapılmalı mıdır?
– Her yirmi yaş dişi çekilmez, diş tam olarak çıkmışsa ve çürük yoksa çekilmesine gerek yoktur.

17) Kanal tedavisi nedir, neden yapılır?
– Eğer çürük sinirlere kadar geldiyse sadece dolgu yapmak yeterli olmaz, bununla birlikte dişin kökünde bulunan sinirlerin çıkarılıp bu kanalların da doldurulması gerekmektedir.

18) Yaşlanınca tüm dişleri çektirip protez yaptırmak doğru değil midir?
– Protez kullanmak çok kolay bir olay değildir, ağızda hareketsiz durması zordur, bu sebeple ağızda kalan her diş protezi tutarak protezin oynamasını engelleyeceğinden tüm dişleri çektirmek kesinlikle tavsiye edilmez.

19) Kabuklu yemişlerin dişle kırmanın ne zararı vardır?
– Dişlerimizde doğadaki her cisim gibi kırılabilir bu sebeple kabuklu yemişleri dişle kımak tavsiye edilmez.

20) Dolgu yapılan diş yine çürür mü?
– Eğer yeterli derecede fırçalanmazsa dolgu yapılan diş tekrar çürüyebilir, bununla beraber her dolgunun bir ömrü olduğu unutulmamalıdır.

21) Karbonatla fırçalamak dişleri beyazlatır mı?
– Bir miktar beyazlatır, fakat bu tür bir temizleme dişlerde aşınmaya sebep olur.

22) Kalıcı diş beyazlatma diye bir şey var mı?
– Hekim kontrolünde yapılan beyazlatma yöntemleri kalıcıdır. Dışarıdan alınarak uygulananlar zamanla geri dönen, geçiçi diş beyazlatma yöntemleridir.

23) Sıcağa ve soğuğa karşı duyarlı dişler için hekime gitmek gerekir mi?
– Kesinlikle hekim kontrolü gerekmektedir.

24) Çekimden sonra mutlaka tedavi gerekli mi?
– Çekim sonrası, çekilen dişe komşu dişler bu boşluğa doğru hareket ederler ve diş dizisi bozulur, bu sebeple bu boşluğun köprü veya implant (kemiğe vida) ile restore edilmesi gerekir.

25) Tüm dişlerin yaşam boyu ağızda kalması mümkün değil mi?
– Tüm dişler, düzenli olarak bakımı yapılırsa, hekim tarafından diş kayıpları da önlenirse yaşam boyu ağızda kalabilir.

26) Sağlıklı bir ağız için neler yapılmalı?
– Günde üç kere diş fırçalamanın yanı sıra düzenli olarak diş ipi kullanılarak dişlerin temizliği sağlanmalı ve bununla beraber oluşabilecek sorunlara en kısa zamanda müdahele edilebilmesi için altı ayda bir düzenli kontrole gidilmesi tavsiye edilmektedir.

27) Porselen diş kırılır mı?
– Porselen dişlerde çatlayabilir veya kırılabilir, bu dişleri de kullanırken doğal dişlerimiz gibi dikkatli olmalıyız.

28) Hangi durumda porselen diş yapılır?
– Dişin gövdesinde aşırı madde kaybı söz konusu ve bu bölge dolgu ile telafi edilemiyorsa porselen diş yapılır. Bununla beraber estetik amaçla da porselen diş yapılabilir.

rn

rn

29)   Çocuklarda diş çürüğü oluşup oluşmaması ebeveynin kontrolünde midir ve çocuğun çürük açısından nasıl bir risk grubunda olduğu öğrenilebilir mi?

rn

 

rn

Evet. Öncelikle iyi ağız bakımı şarttır. Daha sonra çocuklarının hangi çürük risk grubunda olduğunu test ettirmek için “çürük aktivite testleri”ni yaptırmalıdırlar.

rn

 

rn

30 ) Çocukların diş çürük riski açısından hangi grupta oldukları belirlenince ne yapılır?

rn

Sonuçta, her risk grubu için belirlenmiş farklı çürük koruma programları konusunda bilgi verilir ve oluşabilecek yeni çürüklerin önüne geçebilmek için gerekenler yapılır.

rn

 

rn

31)  Dişte çürük yapıcı bakteriler nereden gelir?

rn

 

rn

Çürük yapıcı bakteriler normalde insanların ağzında bulunur fakat aktif çürük lezyonları (tedavi edilmemiş çürükler) olan kişilerde bu bakterilerin miktarı yüksektir.

rn

 

rn

32)  Diş çürüğü anneden çocuğa bulaşır mı?

rn

 

rn

Öncelikle, toplumumuzda gelenek haline gelmiş bir davranış şekli olan ve yanlış bir davranıştan söz etmek istiyorum. Annenin, yemeğin sıcaklığını kontrol etmek ve sıcaksa ılıtmak amacıyla sıcak kaşığı çocuğunun ağzını yakmaması için önce kendi ağzına sokup sonra çocuğun ağzına sokmasıyla çürük yapıcı bakterilerin çocuğa bulaşması söz konusudur.

rn

 

rn

33)  Çürük riski tüm ailede, kardeşlerde aynı mıdır?

rn

 

rn

Tükürüğün yapısı, özellikleri ve dolayısıyla çürük riski, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bu durum, aynı ailedeki kardeşler için de geçerlidir.

rn

 

rn

34 )  Oral implantoloji nedir?

rn

Oral implantoloji ağızdaki diş eksikliğini ortadan kaldırmak amacı ile çene kemiklerine yapay diş köklerinin yerleştirilmesi ile uğraşan bilim dalıdır. Diş implantları tüm dişlerini, arka dişlerini, tek dişini veya diş dizisinde aralıklar oluşturacak şekilde birçok dişini kaybetmiş hastalara uygulanmaktadır. Diş kaybının hastalarda fonksiyon, estetik, konuşma ve çiğnemede problem yaratmasının yanında psikolojik etkileri de olmaktadır. Hastaların birçoğu kendi doğal dişlerinin değerini dişlerini kaybettikten sonra daha fazla anladıklarını söylemektedirler.

rn

 

rn

35 ) İmplant uygulaması neden tercih edilmelidir?

rn

 

rn

Örneğin tek dişini kaybetmiş hastalar klasik köprü protezlerinin yapımında olduğu gibi boşluğun iki yanında bulunan sağlam doğal dişlerinin küçültülmesini istememektedirler. Bu nedenle doğal dişin çekim yapıldığı boşluğun yerine implant yerleştirerek boşluğun iki yanındaki doğal dişlere hiç dokunulmadan dişsizlik ortadan kaldırılmış olabilmektedir. Özellikle tüm dişlerini kaybetmiş hastalarda klasik total protez uygulaması sonrası hastaların bir çoğu protezlerin ağızda çok oynadığından şikayet ederler. Bu problem alt çenede daha fazla olmaktadır. Total protez kullanan hastalarda zamanla kemik erimesi sonucunda bu problem daha da artmaktadır. Bu nedenle bu hastalarda implant uygulayarak sabit köprü uygulaması yapılabilmektedir. Eğer hastada sabit köprü protezi için yeterli kemik yoksa, hareketli total protezleri implantlara bağlayarak stabil hale getirilebilir. Dental implantlar aynı zamanda arka dişlerini kaybetmiş ve hareketli protez kullanmak zorunda kalan hastalarda da uygulanarak yine doğal dişlerde olduğu gibi sabit köprü yapılabilmesine imkan kılar.

rn

36) İmplant tedavisi ne kadar sürmektedir?

rn

 

rn

İmplant tedavisi bir gün ile 6 ay arasında sürmektedir. Bu süreyi implant tipi, hastanın kemik durumu gibi birçok faktör belirlemektedir.

rn

37)İmplant uygulaması ağrılı bir tedavi midir?

rn

 

rn

İmplant uygulaması sırasında lokal anestezi yapıldığından hasta ağrı duymamaktadır. İmplant uygulaması sonrasıda ağrı genellikle 1-2 gün kadar ağrı kesiciler ile giderilebilmektedir.

rn

38) İmplant uygulaması herkese yapılabilir mi?

rn

 

rn

İmplant uygulaması hemen hemen herkese uygulanabilir. Ancak yinede sistemik hastalıklar ve kemik miktarı açısından hastanın değerlendirilmesi yapılıp karar verilmesi gerekir. Dikişsiz ve diş etini kesmeden uygulanan implantlar sayesinde kalp, şeker ve tansiyon problemi olan risk grubunda olan hastalarda da güvenli bir şekilde implant uygulanabilmektedir.

rn

39)Beyazlatma dişe zarar verir mi?

rn

 

rn

Dişhekimi kontrolünde ve doğru süre ve aralıklarla uygulanan hidrojen peroksit ve karbamid peroksit içerikli beyazlatma ürünlerinin dişlere zararı yoktur. Bu materyallerin güvenilirlikleri bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

rn
40)Dişeti çekilmesi görünümündeki aşınmış dişler tedavi edilebilir mi?

rn

 

rn

Aşınmış dişler, hasta ağzında direkt olarak yapılan kompozit restorasyonlar veya teknisyen tarafından laboratuvar ortamında hazırlanan porselen laminalar ile tedavi edilebilir.

rn

41)Porselen lamina kimlere önerilir?

rn

 

rn

Porselen laminalar, dişlerinde ileri derecede renkleşmeler, konum, şekil veya form bozuklukları görülen kişilere, yeni bir gülüş tasarımı ve yüz estetiği sağlamak amacıyla önerilir.

rn

42)Diş çürüğü önlenebilir mi?

rn

 

rn

Diş çürükleri, doğru diş fırçası, diş macunu ve diş ipi kullanımı, dengeli beslenme, antibakteriyel gargaralar ve 3 ila 6 aylık düzenli kontrollerle önlenebilir. Başlangıç çürüklerinin florür uygulamaları ve lazer ile gideilmesi mümkündür.

rn

43)Hangi diş macununu kullanmalıyız?

rn

 

rn

Klinik ve röntgen muayenesi gerçekleştikten sonra hastaların çürüğe mi yoksa dişeti hastalığına mı eğilimli olduğu tespit edilir ve konan tanıya göre diş macunu seçimi hekim tarafından yapılır. Hastada çürük, dişeti çekilmesi, diş aşınması, duyarlılık olup olmaması, hastanın ortodontik tedavi görüp görmediği, sigara kullanıcısı olup beyazlatma gereksiniminin olmasına göre seçilen diş macunu değişebilir

rn

44)Aralıklı dişler için tedavi seçenekleri nelerdir?

rn

 

rn

Aralıklı dişler, ortodonti, ışıklı dolgular veya porselen laminalar ile tedavi edilebilir. Dişler arasında aşırı aralık görülen olgularda kombine tedaviler gerekebilir.

rn

45) Kırık dişler ne şekilde tedavi edilebilir?

rn

 

rn

Kırık dişlerin tedavisinde ışıklı dolgular veya porselen laminlardan yararlanılır. Işıklı dolgular ile tek seansta 1 ila 4 dişin tedavisi mümkündür.

rn

46)Amalgam (cıvalı) dolgular değiştirilmeli mi?

rn

 

rn

Amalgam dolgular, hastanın gülme estetiğini etkiliyorsa veya dolgunun kenarında yeni bir çürük oluşumuna rastlanıyorsa değiştirilmelidir. Küçük azılar bölgesinde yapılmış amalgam dolgular genellikle gri yansıması nedeniyle gülme estetiğini bozmaktadır.

rn

47)Dişimizin çürüdüğünü nasıl tespit ederiz?

rn

 

rn

Soğuk, sıcak, tatlı veya ekşi gıdalara, basınca karşı hissedilen hassasiyet, dişlerimizin arasına yemek artıklarının kaçması, kötü ağız kokusu çürük belirtilerinden olabilir.

rn
48) Estetik dolguların, laminaların ömrü nedir?

rn

 

rn

Kompozit laminaların ömrü hasta sigara içmediği takdirde 3-4 yıl olarak tespit edilmiştir, 3-4 yıl sonra hafifçe aşındırılıp dolgu ilavesi yapılarak yenilenebilir. Porselen lamina ise yeniden cila gerektirmez, ortalama ömrü travma veya biyolojik sorun oluşmadığı takdirde 10-15 yıldır.

rn

49)Antibiyotikle renkleşmiş dişlerin tedavisi mümkün mü?

rn

 

rn

Hafif ve orta şiddetteki renkleşmeler, diş kliniklerinde özel ışık aletleriyle 2 seansta giderilebilirken, antibiyotik kullanımına bağlı ileri dereceli renkleşmeler, buna ek olarak ev tipi beyazlatma tedavisi de gerektirir.

rn

50) Diş hekimliğinde lazer hangi işlemlerde kullanılabilir?

rn

 

rn

Diş hekimliğinde lazer, yumuşak dokularda, dişetinin şekillendirilmesi ve kanama kontrolü amaçlı kullanılırken sert dokularda, çürüklerin ağrısız olarak temizlenmesinde ve dişlerin hassasiyetinin giderilmesinde kullanılır. Ayrıca genellikle esmer hastaların ve sigara kullanıcılarında oluşan koyu renkleşmiş lekeli dişetlerinin beyazlatılmasında lazerin başarılı kullanımı görülmektedir.

rn

51)Kanal tedavisi ne gibi işlemleri içerir?

rn

 

rn

İltihaplanan ve dişin iç kısmında bulunan enfekte doku artıkları temizlenir. Kanalların dezenfekte edilmesini takiben bakterilerin bu bölgeye ulaşmasını engelleyecek kanal dolgusu yapılır.

rn

52)Tedavi sırasında veya sonrasında ağrı duyar mıyım?

rn

 

rn

Tedavi sırasında çok nadir vakalar dışında ağrı duyulmaz. Ancak tedavi sonrasında çok hafif ağrı hissi olabilir. Ancak bu ağrı çok basit analjezikler ile kontrol altına alınabilir.

rn

53)Tedavi sonrası dişim ile ilgili nelere dikkat etmem gerekir?

rn

 

rn

Tedavi sonrasında dişin üst yapı restorasyonu tamamlana kadar, ısırma ve çiğneme yapılması uygun değildir. Çürüğün ve kanalların temizlenmesi sırasında dişin sert doku miktarında azalma olur. Bu da dişin çiğneme ve ısırma gibi fonksiyonları yerine getirmesine engel bir durum teşkil eder. Tedavisi biten dişin en kısa zamanda üst yapısının tamamlanması gerekmektedir.

rn

54) Kanal tedavisinin alternatifleri var mı?

rn

 

rn

Kanal tedavisi dişin pulpasının ileri derecede iltihaplanması sonrası yapılan bir tedavidir. İltihaplı pulpa uzaklaştırılmadan ve bu bölgenin sızıntıya izin vermeyecek şekilde doldurulması dışında önerilebilecek bir tedavi yoktur. Ancak diş çürüklerinin ilk safhalarında dişe yapılan basit müdahaleler ile dişler çok daha kolay korunabilir.

rn

55)Kanal tedavisi yapılan dişimi ne kadar daha kullanabilirim?

rn

 

rn

İyi bir kanal tedavisi sonrası dişin restorasyonunun da en iyi şekilde yapılması kanal tedavisinin başarısını arttıran en önemli faktörlerden biridir. İyi bir kanal tedavisi ve iyi bir restorasyon ile dişin ömür boyu ağızda kalmaması için bir sebep yoktur.

rn

56)İyi bir kanal tedavisi yapılıp yapılmadığını nasıl anlayabilirim?

rn

 

rn

Bunun değerlendirilmesi için bir takım klinik ve radyografik kriterlerin incelenmesi gerekir. Bunu da ancak konusunda yeterli bilgiye sahip bir dişhekimi ya da endodontist yapabilir.

rn

57)Tedavi tamamlandıktan sonra ne zaman yemek yiyebilirim?

rn

 

rn

Anestezi geçtikten sonra yemek yiyebilirsiniz. Ancak tedavi tamamlanmadıysa ve dişin üzerinde hala geçici dolgu bulunuyorsa, özellikle o dişi kullanırken biraz daha dikkat etmek ve bir süre sert gıdalar tüketmemek faydalı olacaktır.

rn

58)Kanal tedavisi yapıldıktan sonra ne gibi semptomlar görülebilir?

rn

 

rn

Özellikle ilk 24 saat içinde kendini hissettiren ve azalarak kaybolan bir ağrı görülebilir. Bu ağrı önemsizdir ve anestezi geçmeden alınacak bir analjezik yardımıyla önemli miktarda azaltılabilir.

rn

59) Endodonti uzmanı ne demektir?

rn

 

rn

Diş hekimliği eğitimini tamamladıktan sonra, Endodonti dalında iki veya daha fazla yıl, yüksek lisans eğitimi görerek bir diploma almış dişhekimidir.

rn

60) Protetik tedavi niçin yapılmalıdır?

rn

 

rn

Diş kaybından sonra dişsiz kalan bölgeye komşu dişler zamanla boşluğa doğru eğilir. Karşıt çenedeki dişler ise dişsiz bölgeye doğru sarkar. Böylelikle dişlerin temas ilişkileri bozulur. Dişsiz bölgede kemikte erime meydana gelir. Bu kemik kayıpları hastanın cepheden veya profilden yüzünün görünüşünü etkileyebilir. Bunun yanında kaybedilen dişle beraber kişinin çiğneme etkinliğinde azalma olur. Konuşmada bozukluklar ve estetik problemler de ortaya çıkar. Bu olumsuz değişim sürecini durdurmak için protetik tedavi bir an önce yapılmalıdır.

rn

61)Protezin Amacı Nedir?

rn

 

rn

Protez yapmanın amacı kişinin diş kaybıyla olumsuz etkilenen çiğneme, konuşma işlevini kişiye geri iade etmektir. Kaybolan estetik değerleri de yerine koyup kişinin tekrar rahat gülmesi sağlanır. diş kaybıyla oluşabilecek psikolojik rahatsızlıklar giderilir. Bunun yanında protez yapımı ile geride kalan dokuların devamlılığı ve bütünlüğü korunur. Fizyolojik kuvvetlerin devamlılığı sağlanarak kemik erimesi azaltılmış olur.

rn

62)Kulağımın önünde bir yerlerden tıklama, tıkırtı gibi sesler geliyor , neden?

rn

 

rn

Bu bölge çene ekleminin olduğu bölgedir. Sağ ve sol tarafta kulağımızın önünde alt çenenin hareketinde rol oynayan çene eklemleri bulunur. Daha çok alt çenenin hareketi sırasında ( ağzı açmak-kapamak, esnemek, konuşmak, yemek yemek, sakız çiğnemek, çeneyi sağa ,sola, öne hareket ettirmek) tıklama gibi sesler hissediliyorsa çene ekleminin düzeninin bozulduğu düşünülebilir. Kısaca anlatmak gerekirse çene eklemini oluşturan iki kemik yapı ve arada da fonksiyonlarından biri bu kemik yapıları korumak olan bir disk bulunur. Disk bağlarla alt çenedeki kemik çıkıntısına tutunur. Eğer çene eklemi akut veya kronik bir veya birden fazla etkenle karşılaşırsa bu durum diski tutan bağların uzamasına neden olabilir. Bunun sonucunda disk yerinden oynar – çoğu zaman öne doğru düşer- ve çene hareketleri sırasında disk ve kemik yapı doğru pozisyona gelmeye çalışırken “tıklama” hissedilir.

rn

63) Çenemde hissettiğim tıklama seslerinin oluşması (çene eklemimin düzeninin bozulması) hangi etken nedeniyle olur?

rn

 

rn

Genel olarak travmadan söz edilebilir. Bu düşme, trafik kazası, spor yaralanması gibi yüze gelebilecek ani şiddetli (akut) bir darbe olabileceği gibi diş sıkma-gıcırdatma gibi uzun zaman içinde çene eklemlerinin karşılayabileceğinden fazla yüke maruz kalmasına neden olan (kronik) bir travma olabilir. Aynı zamanda sistemik olarak yani diğer tüm eklem bağlarının da zayıf ve uzamaya meyilli olması durumu da (laksatif eklem) çene ekleminin düzenin bozulmasına bir yatkınlık yaratabilir. Bu etkenlerin biri veya birkaçı bir araya gelerek rahatsızlığı başlatabilir. Esas olarak sistemin kaldırabileceğinden fazla bir yüke maruz kalması çene ekleminde rahatsızlıklara neden olabilir.

rn

64) Diş sıktığımı-gıcırdattığımı nasıl anlarım?

rn

 

rn

Diş sıkma -gıcırdatma özellikle uykuda yapılıyorsa fark etmesi sanıldığı kadar kolay değildir. Çoğu zaman uyku sırasında zaman zaman kuvvetlice diş sıkılsa-gıcırdatılsa bile uyanıldığında bu hatırlanmaz. Ancak bu parafonksiyonun sonuçları hissedilebilir: Sık baş ağrısı çekiliyorsa, özellikle sabah baş ağrısı ile uyanılıyorsa ve bu ağrı daha çok şakaklarda yoğunlaşıyor , kulak önlerinde ve yanaklarda da ağrı hissediliyorsa bu tür baş ağrısının nedeni uykuda diş sıkma- gıcırdatma olabilir. Bu durumda aynı zamanda sabah uyanıldığında yüzde yorgunluk hissi, kahvaltıda ilk lokmaların çiğnenmesinde güçlük de hissedilebilir. Bunun nedeni ise gece boyunca dinlenmesi gereken kasların diş sıkma – gıcırdatma parafonksiyonu nedeniyle uykuda bile çalışması ve yorularak ağrıya neden olmasıdır. Dişlerde aşınma , çatlak veya kırıkların oluşması ve hassasiyetin nedenlerinden biri de diş sıkma-gıcırdatma olabilir. Dil kenarları ve yanak içlerinde diş izlerinin belirgin olarak izlenmesi de diş sıkma-gıcırdatma nedeniyle olabilir.

rn

65)Çenem açılmıyor, açmak istediğimde ağrı da oluyor. Bu durum düzelir mi, ağzımı açmam mümkün olacak mı?

rn

 

rn

Ağız açmada kısıtlılık olmasının çok çeşitli nedenleri vardır. Öncelikle muayene ederek ağız açmada kısıtlılık yaratan etken teşhis edilmelidir. Çene eklemi düzensizliğinin ilerlemiş durumunda da ağız açmada güçlük oluşur. Çiğneme kası spazmlarında da ağız açma sırasında ağrı ve güçlük hissedilebilir. Eğer neden çene eklemi düzensizliği ve/veya çiğnme kaslarındaki spazm ise herhangi bir cerrahi müdehale (ameliyat) gerekmeden tedavisi mümkündür. Bu tedavide dişlerin üzerine yerleştirilen bir kılıf ( splint), gerekirse egzersiz ve ilaçlardan yararlanılır böylece tekrar ağız açıklığı normale gelir ve ağrı geçirilir. Ancak ağız açmada kısıtlılık olduğunda vakit geçirilmeden bu konuda uzmanlaşmış hekimlere başvurulmasının önemi büyüktür. Kısa zaman içinde yapılan müdehaleler ile hemen aynı gün ağzın açılması da sağlanabilir.

rn

66)Hareketli protezimin kancaları (kroşeleri) dişime zarar verir mi?

rn

 

rn

Hareketli protezde doğal dişlerin üzerinde yer alan metal kısımlar protezin tutuculuğu için gereken önemli parçalardır. Diş hekimi tarafından uygun şekilde planlandığı taktirde dişe zarar vermez. Ancak hastanın protezinin her yerinde olduğu gibi kroşenin dişle temas halindeki iç yüzeyinin temizliğini de ihmal etmemesi gerekir.